Halk Bilimi I

 

1. DERS:
Halk kavramı, halkbiliminin mahiyeti, temel araştırma alanları.
 
ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
Terim kullanma, metinleri sınıflandırma, tür tanımı yapma konusunda sıkıntı var.
 
HALK VE HALK EDEBİYATI KAVRAMLARI
19. yüzyılda Avrupa’da halk, şehirli, eğitimli, zengin, yöneten, üst sınıf, elit, aydın; ilkel, “primitiv”, eğitimden haberi olmayan, kabile hayatı yaşayan grup arasındaki ara grup anlamında kullanılmıştır.
Osmanlı’da avam ve havas olarak iki ana grup üzerinde durulur.
Cumhuriyet döneminde de devlet yönetimi dışındakiler halk olarak anlaşılmıştır. Siyasî anlamda meclis ve yönetim organları dışında kalanlar; eğitim anlamında eğitim almamış gruplar; ekonomik anlamda gelir düzeyi düşük gruplar halk olarak görülmüştür.
Alan Dundes’e göre, halk “en az bir faktörü paylaşmak” ve “kendine ait kabul ettiği geleneğe sahip olan” gruptur.
Dan Ben Amos’a göre, folklor, karşılıklı iletişime dayalı sanatsal değeri olan bir olgudur. Alan Dundes, metin, doku ve bağlamın sanat özelliğini belirlemede önemli olduğunu belirtir.
 
HALK BİLGİSİ VE HALK EDEBİYATI YARATMALARININ
BAZI GENEL ÖZELLİKLERİ
 
Sözlü ve yazılı olma, bireye veya topluma ait olma, eş ve benzer metinler halinde olma, geleneğe bağlı olma, ulusal ve uluslar arası olma.
Derlemeyle ilgili bazı terimler:
Derleme yeri (Alan)
Derlemeci (Uzman veya Amatör)
Kaynak kişi
Aracı kişi
Derleme zamanı
Derlemenin planlanması (Neyi, neden, ne zaman, nerede ve nasıl)
 
ANKET YÖNTEMİ
 
Sorular açık, anlaşılır, kısa olmalı. Ön hazırlık için veya eksik kalan konuların tamamlanması için de anket yapılabilir.
 
(Özet şu kaynaktan yapılmıştır: Metin Ekici, “Araştırma Yöntemleri”, Türk Halk Edebiyatı El Kitabı, editör: M. Öcal Oğuz, Grafiker Yayınları, Ankara, 2004, s. 69-73.)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2. DERS:
Halk bilimi çalışmalarının tarihçesi. Avrupa halk bilimi çalışmaları tarihi. Ulusal halk bilimi kuramı ve bazı ülkelerdeki uygulamalar. Türk halk bilimi çalışmaları.
 
AVRUPA HALK EDEBİYATI ÇALIŞMALARI TARİHİ
İstanbul’un alınmasından sonra yeni ticaret yolları arama, sömürgeciliğe ve ilkelleri tanıma merakına yol açar. Sonra da Avrupa milletlerinin kendi köklerini merak etmesine sebep olur.
Ossian’cılık (Macpherson) millî romantizmin oluşmasına yol açar.
Von Herder, halk ruhu kavramını kullanır.
Grimm kardeşler 1812’de kitaplarını yayınlarlar. Derleme ve masal türü üzerinde dururlar.
“İnsanın ve kültürlerin evrimi bağlamında tarihi yeniden kurma ve bu çerçevede ulusların kökenlerini araştırma gibi iki temelde yürüyen folklor çalışmaları, Herder’in ulusal ruha yönelik tanımlamalarıyla kazandığı yeni boyutu 19. ve 20. yüzyıllarda son derece etkin olarak kullanmış ve ümmet eleştirisinden ulusa geçiş süreçlerinde “ulusal”, burjuva eleştirisinden işçiyi olumlayan süreçlerde “sınıfsal” yeni vurgularla bütün dünyada yaygınlaşmıştır.” (Oğuz, s. 37)
Illias Lönrot, Kalevala destanını derler.
İngiltere’de 1878’de Folklor Derneği kurulur.
William John Thoms, 1846’da “folklor” terimini kullanır. Halbuki folklorun Almanca karşılığı “wolkskunde” terimini Johan Felix Knaffel 1813 yılında yayınladığı kitabında kullanır. Bundan önce de 1782 yılında Friedrich Ekkard, Der Reisende (Gezgin) dergisinde bu terimi kullanmıştır.
Avrupa’da folklor çalışmaları, keşiflerle birlikte 16. yüzyılda başlar, 17. yüzyılda gelişir, 18. yüzyılda kuvvetlenir, 19. yüzyılda bağımsızlaşır, bilimsel ürünler verir.
Keşifler çağı, reform, rönesans, sanayileşme, kentleşme, hümanizm, romantizm, aydınlanma, Fransız devrimi, milliyetçilik, halk kavramına yeni boyutlar kazandırmıştır.
Avrupa’daki süreç halk ve halkçılık, ulus ve ulusçuluk, köy ve köycülük, işçi ve burjuva düzlemlerinde gelişir.
18. yüzyıldan itibaren ilkelleri antropoloji, köylüleri halk bilimi, kentlileri ise sosyoloji incelemiştir.
 
TÜRKİYE’DE HALK EDEBİYATI ÇALIŞMALARI TARİHİ
Divan edebiyatında, Türkî-i Basit, Mahallîleşme Cereyanı ile halk diline yönelme görülür. Hece vezniyle şiirler yazılır, deyim ve atasözü kullanılır.
Tanzimat döneminde Şinasî, Namık Kemal ve Ziya Paşa halka yönelme gerekliliğini ileri sürerler.
Şinasî, kaynak kişi, dilde sadelik, halka yönelme üzerinde durur. Atasözlerini toplar. Halk tiyatrosu örneği verir.
Ziya Paşa, “Şiir ve İnşa” makalesinde “bizim şiirimiz hece vezniyle yazılanlardır” der. 6 yıl sonra Harabât antolojisinin mukaddimesinde âşıkları aşağılar.
Ahmet Vefik Paşa, Ignace Kunos’un çalışmalarını destekler. Kunos, 5 yıl Anadolu ve Balkanlar’da halk edebiyat çalışır.
Süleyman Paşa, Tarih-i Âlem’de Türk tarihini Orta Asya’dan başlatır, Türk destanlarının içeriğini birer tarihî bilgi olarak sunar.
Ebuzziya Tevfik, Şinasî’nin atasözleri kitabını geliştirip yayınlar.
Ahmet Midhat Efendi, eserlerinde halk kültürü unsurlarını kullanır.
Mehmet Emin, Türkçe Şiirler kitabı ile halk şiirine yönelir.
1908’de İttihat ve Terakki iktidara geçince Türkçü çalışmalara hız verilir.
Türk Derneği, 1908’de, Türk Yurdu Derneği, 1911’de kurulur. Türk Ocağı, 1912-1931 arasında faaliyet gösterir; kapatılıp yerine Halkevleri açılır, o da 1951’de kapatılır. Halkevleri dergilerinde dağınık da olsa halk kültürüyle ilgili pek çok malzeme yayınlanır.
Ziya Gökalp’te Herder etkisi vardır. O, Halka Doğru dergisinde “Halk Medeniyeti” başlıklı yazıyı 1913’te yayınlatır.
Fuat Köprülü’de de Herder etkisine rastlanır. O, İkdam gazetesinde “Yenii Bir İlim Halkıyyat: Folklor” yazısını yayınlatır. Önce âşıklar üzerine, sonra genel Türk edebiyatı tarihi içinde halk edebiyatı tarihi, şahısları ve türleri üzerine çalışmıştır.
Rıza Tevfik, Peyam gazetesinin ekinde “Folklor-Folk Lore” yazısını 1914’te yayınlatır. Hece vezniyle şiirler yazar. Tekke şiiri üzerinde de durur.
İlk bağımsız, bilimsel folklor derneğimiz olan Türk Halk Bilgisi Derneği’ni Ziyaeddin Fahre Fındıkoğlu, İshak Refet Işıtman, İhsan Mahvi kurmuştur. Halk Bilgisi Toplayıcılarına Rehber kitabını çıkarırlar.
Pertev Naili Boratav, 1939-1948 arası DTCF’de çalışır.
Mehmet Kaplan, 1970-1975 yıllarında Erzurum’daki Atatürk Üniversitesi’nde Muhan Bali, Bilge Seyidoğlu, Umay Günay, Saim Sakaoğlu, Fikret Türkmen, Ensar Aslan’a halk edebiyatı alanında doktora yaptırır.
DTCF’de Antropoloji bölümünde Sedat Veyis Örnek, Orhan Acıpayamlı, Etnoloji çalışmaları adı altında, halk edebiyatı dışında, geçiş törenleri, büyü ve ilkellerde inanışlarla ilgilenirler. DTCF’de Nevzat Gözaydın ve Hasan Özdemir’le tekrar halk edebiyatına dönülür.
Siyasî etkilerden uzak ve bilimsel çalışma yapılması için Millî Folklor Enstitüsü, 1966’da kurulur, daha sonra 1973’te Kültür Bakanlığı bünyesinde, Millî Folklor Araştırma Dairesi, 1991’de Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, 2003’te Halk Kültürü Daire Başkanlığı adını alır.
Şükrü Elçin, Hacettepe Üniversitesi’nde 1969 yılında Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü kurar. Umay Günay, Abdurrahman Güzel onun döneminde göreve başlarlar.
Umay Günay ve Dursun Yıldırım yönetiminde Hacettepe,
Saim Sakaoğlu yönetiminde Selçuk,
Fikret Türkmen yönetiminde Ege,
Abdurrahman Güzel yönetiminde Gazi,
Nevzat Gözaydın ve Hasan Özdemir yönetiminde Ankara,
Bilge Seyidoğlu ve Muhan Bali yönetiminde Atatürk üniversitelerinde önemli çalışmalar yapılmaktadır.
 
(Özet şu kaynaktan yapılmıştır: M. Öcal Oğuz, “Araştırmaların Tarihi”, Türk Halk Edebiyatı El Kitabı, editör: M. Öcal Oğuz, Grafiker Yayınları, Ankara, 2004, s. 31-68.)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
3. DERS:
 
Halkbilimi alan araştırması yöntemleri. Derlemede öncelikli yerler. Derlemenin hazırlık ve planlama safhası. Gözlem yoluyla derleme yöntemleri. Bu yöntemin olumlu ve olumsuz yönleri.
 
Çobanoğlu, Halkbilimi Kuramları..., s. 63-80.
Ekici, “Araştırma Yöntemleri”, Türk Halk Edebiyatı El Kitabı, s. 74-80.
Kenneth S. Goldstein, Sahada Folklor Derleme Metotları, çev. Ahmet E. Uysal, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, 2. baskı, Ankara, 1983, s. 10-71.
 
 
ÖNCELİKLİ OLARAK DERLEME YAPILACAK ALANLAR
1. Hızlı sanayileşme sebebiyle sözlü geleneğin hızla çözüldüğü yerler.
2. Baraj suları altında kalacak alanlar.
3. Deprem bölgeleri.
4. Mecburî yerleşime tâbi tutulan göçebe toplulukların yaşadıkları yerler.
5. Göçmen olarak Türkiye’ye gelen Türk asıllı toplulukların yaşadıkları yerler.
6. Kültür alışverişinin hızlı olduğu merkezler, sınır bölgeleri.
7. Çok az derleme, araştırma yapılmış yerler.
8. Geleneğin çok canlı olduğu yerler.
9. Geleneğin çok az değiştiği yerler.
 
(Nail Tan, Folklor (Halkbilimi) Genel Bilgiler, Halk Kültürü Yayınları, 4. baskı, İstanbul, 1997, s. 79)
 
DERLEMENİN PLANLANMASI
1. Ne derleyeceğim? (Sözlü, yazılı, maddî, görüntüye ve sese dayalı yaratmalar. Bir yer ve kişideki bütün malzeme de derlenebilir.)
2. Neden derleyeceğim? (Tanıtım, metin yayını, tez kanıtlama, arşivlemek için mi?)
3. Nerede derleyeceğim? (Halk hikâyesi, geleneğin canlı olduğu Doğu Anadolu ve Akdeniz’de derlenir. Dinleyicilerle birlikteyken derlenmeli.)
4. Ne zaman derleyeceğim? (Dinleyici, anlatıcı ve anlatma ortamı açısından, doğal ortamda icra edilmesi önemli.)
5. Nasıl derleyeceğim? (Anket, gözlem ve görüşme yöntemleri kullanılabilir.)
 
A. ANKET
Halk edebiyatı yaratmalarının nerede, kimlerde, ne zaman bulunabileceğiyle ilgili ön bilgi toplamak için kullanılabilir.
Anket çalışması derlemeden sonra eksik bırakılmış konuları tamamlamak için de yapılabilir. Mesela bir efsaneye halkın inanıp inanmamasıyla ilgili çalışma yapılabilir.
Sorular açık, anlaşılır olmalı; fazla uzun olmamalı. Sorularda boş bırakılan yerler doldurulabilir. Yanıtlar kısaca yazılabilir olacak şekilde soru sorulmalı.
Bilgileri doğrulatmaya yönelik de anket sorusu düzenlenebilir.
Derlemeden sonra sorulmamış sorular anketle tamamlanabilir.
 
B. GÖZLEM
Amaç, derleyicinin anlatım, icra ortamına görüp, onu yaşamasıdır. Aktif katılımda, derleme kaydı, anlatımın, icranın sonuna bırakılır; bir kısmı da unutulabilir. Bu durum karşılıklı görüşme yöntemiyle telafi edilebilir.
Bu yöntemin avantajı, halk yaratmalarının nasıl meydana getirildiğini, anlatıcı ve dinleyicilerin, yaratılan ürün karşısındaki tavırlarının iyi görebilme ve kaydetme şansını derlemeciye vermesidir. Ayrıca halk yaratmasının o gruptaki işlevinin belirlenmesi kolay olur.
Doğal ve yapay ortamda derleme yapılabilir.
Ortam hakkında verilen bilgilerle, eş metinlerin nasıl oluştuğu, farlılıkları oluşturan etkenlerin ne olduğu, ber metnin diğerinden daha zengin olmasını sağlayan sebeplerin neler olduğu daha iyi anlaşılabilir.
Gözlemi yapılacak unsurlar: 1. Fiziksel durum. 2. Sosyal durum. 3. Katılanların birbiriyle ilişkileri. 4. İcra veya anlatım. 5. Yaratma (sunum) zamanı ve süresi. 6. İfade olunan duygular. 7. Çeşitli gözlemler. 8. Gözlemcinin durumu.
 
(Ekici, “Araştırma Yöntemleri”, Türk Halk Edebiyatı El Kitabı, s. 73-81.)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
4. ders:
Görüşme yoluyla derleme yöntemleri. Bu yöntemin olumlu ve olumsuz yönleri. Anket metodunun özellikleri. Çeşitli konulara göre anket sorularının hazırlanması. Öğrencilerin anket hazırlamasının önceden ödev verilerek sağlanması, anket sorularının derste okutulup tartışılması.
Çobanoğlu, Halkbilimi Kuramları..., s. 80-87.
Ekici, “Araştırma Yöntemleri”, Türk Halk Edebiyatı El Kitabı, s. 77-78, 81-85.
Goldstein, Sahada Folklor Derleme Metotları, s. 72-110.
 
 
KARŞILIKLI GÖRÜŞME (MÜLAKAT) YÖNTEMİ
“Bu yöntemle, hem kaynak kişi hakkında ve onun anlatı veya icrası hakkında çeşitli bilgiler elde edilebilir, hem de halk edebiyatı yaratmalarının bizzat metinleri derlenebilir.” (Ekici, s. 81)
Kenneth S. Goldstein, bu yöntemle elde edileceekleri şöyle sıralar:
1. Kaynak kişilerin biyografileri.
2. Kaynak kişilerin estetik görüşleri.
3. Bilgi, duygu ve anlamlar.
4. Folklor yaratmalarının nakli.
5. Derleyicinin gözlem yapmadığı folklor durumlarının tarifi.
6. Kaynak kişilerin repertuvarı. (Ekici, s. 81; Goldstein, 1977, 72-74’ten)
 
GÖRÜŞME YÖNTEMİNİN ÇEŞİTLERİ
1. Yönlendirilmiş karşılık görüşme.
Bu yöntemle sadece folklorik yaratım metni elde etmek değil, bu metni yaratan kişinin metni tamamlayıcı görüşleri de elde edilmiş olur.
Ezberlenmiş sorular sorulmalı.
Kaynak kişi sürekli olarak sorularla ana konuya çekilmeli.
Soruların bir kısmı folklorik yaratımın anlatım ve icrasında yapılanları, bağlamı açıklamaya yönelik olmalı. Diğer bir kısmı da kaynak kişinin dünya görüşü, metni algılayışı, metni kullanışı, dinleyici kitlesi hakkındaki düşünceleri, metnin anlamı ve kendi psikolojisi üzerine etkisiyle ilgili olmalıdır. (Ekici, s.81)
2. Yönlendirilmemiş karşılıklı görüşme.
Derleme bir sohbet ortamında yürütülür.
Bir yandan bilgiler kaydedilirken, bir yandan da konuyla ilgili açıklanmamış noktalarla ilgili sorular, az olması şartıyla sorulabilir.
Bu yöntemi profesyoneller kullanır.
 
GÖRÜŞME YÖNTEMİNİN KULLANILDIĞI ORTAMLAR
Derlemenin sonunda mutlaka doğal veya yapay ortam olduğu belirtilmelidir.
Günümüzde, folklorik yaratmanın metnini tespit etmek isteniyor. Ama metnin yaratıldığı ortam, sanatçı ve dinleyici kitlesinin metinle ilgili düşünceleri, onu kabul ediş şekilleri belirtilmiyor. Bu da hatalı yorumlara yol açıyor.
 
Reklam
 
 
206393 ziyaretçiburayı ziyaret etti
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=